bertolt brecht; yaşadığımız kara günler, yaşayacağımız güzel günlerin diyetidir diyebilseydi, enternasyonel tugaylarla birlikte iber yarımadasından frankonun faşistlerini temizlemek için ispanyol iç savaşına katılan sevgilisine, belki yatmazdı o kadın, kendisine sosyalist deme cüretini göstererek kavgamızı lekeleyen o adiyle. Zavallı brecht, hayatında yazdığı en güzel şiirleri, ütopyası için cepheye gönderdiği sevgilisine armağan etmişti. Ama diyebilseydi ki, açların zaferinden sonra tüm yarım kalmış taraflarımızı, tüm eksikliklerimizi telafi edeceğiz kutsal sevişmelerimizde; kanmazdı bence o kadın, bir elinde şarap şişesi, diğer elinde silah, ağzında sigarayla cephede yoldaşların arasında dolaşan o haine. Bence ne sovyetlerin yanlış politikası, ne emperyalizmin entrikaları; ilk ve en büyük darbeyi bu ihanet vurdu kavgamıza, bu olay leke sürdü mavi düşlerimize. Hâlâ haykırabiliyorsak meydanlarda ütopyamızı, ne öğretimizin mükemmelliğinden ne de pratikteki tecrübelerimizden, sol yumruğumuzu sıkıp kan emicilerin üzerine saldırabilecek kuvveti bulabiliyorsak kendimizde, bu gücün kaynağı, piraye'nin asla yalnız bırakmamasıdır nazım'ı bursa kalesinde.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder