önce söz vardı. müthiş bir laftır ama bizi biz yapan sözlerimiz ya da hissettiklerimiz değil, tercihlerimiz ve yaptıklarımızdır. daha 13 yaşımdayken, gorki'nin ünlü ana romanının arkasına gerçek insan diye bir şeyler karalamıştım, nietzsche'yle tanıştıktan sonra onun da üstün insan tanımlamasıyla aynı şeyleri anlattığını gördüm. sözün bir referans olamayacağını fark ettim. yine de en muhteşem olgular, söz sayesinde yer edinmişti hayatımızda. sözle yapılan, edebiyet denilen etkinlik nefes almak demekti benim için.
en çok da masalı sevdim ben. karakterimden ötürü herhalde. 18. yüzyılın romantizmini yaşıyordum içimde, birazda 60ların beat kuşağı, 70lerin hippieleri falan. 19. yüzyıl materyalistlerine ısınamamıştım çok. neyse bu romantikler masal denilen türü katmışlar ya hayatımıza, minnettardım onlara.
bir masal dinledim ben de. her çocuk gibi kendimden geçerek dinledim, yaşadım masalı. öyle bir de eminim ki kendimden, sonunda iyiler kazanacak ya hep, masalın meşruiyet atfettiği kahramanı benim. öyle mutluyum yani. düşmanlar çıkıyor karşıma, zaten ben kazanacağım onlarda sahnede görünsünler biraz diyorum, kaile bile almıyorum. sonra fark ettim 21. yüzyılda yaşadığımı. postmodern felsefemizin kaotik akımları, 17. yüzyıl masallarındaki kesin olan iyi-kötü kavramını birbirine karıştırmıştı. kimin ne olduğunu bilemiyordun. yenildim ve yenilgiyi bilen her kahraman gibi dönüp gittim. masallara konu olmuş adamlar sıradan tipler değildir. boşalttıkları yer dolmaz kolay kolay ve bir gün ummadık şekilde dönerler meydana zaman boyutunun olmadığı anlatılarda. bunu bildiği için, arkadan dolanarak, meydana çıkmayarak kazananlar rahat bırakmazlar kişiyi. unutulmak en büyük darbedir, meydanda onlarla uğraşmayarak çekip gidene unutturmazlar kendilerini. kendileri zaten unutamazlar asla. kararmış vicdanları uyutmaz onları.
neyse bizim kahraman çekip gitmekle büyüse de, masalın o mutlu bölümlerini içinde yaşamaya devam eder ve kendi kendini bitirir. o günlerin geride kaldığını kabul edemez. masalda zaman boyutu yoktur der ama masalın ilk cümlesi hatırına gelmez hiç; bir varmış bir yokmuş...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder