kadınların en tuhaf bulduğum özelliklerinden biri yatakta sorular sormaları. yatakta sesini çıkarmadan çatır çutur seks yapmak varken öküzlüğünde bir serzeniş değil bu. bazen çok kışkırtıcı olabiliyor gelen sorular ancak bazen öyle bir soru geliyor ki o an yataktan çıkıp bir sigara yakmak geliyor içimden. belki tüm kadınlar böyle değildir bana bunlar denk gelmiştir. bilemiyorum. bence bu bizim millete has bir şey. çünkü yatak kültürü olmayan bir toplumun evlatlarıyız. hangimiz ananesiyle dedesinin nasıl seviştiğini biliyor. 3 kuşakta sevişme şekillerinin ne kadar farklılaştığını... yatağın muğlak mekan olduğu toplumların sorunudur bence sevişirken ya da seks yaparken abes sohbetlere girmek.
mesela sibel kekilli anlatmıştı, seks işçisi olduğu dönemde alman erkeklerin hiç konuşmazken, türk erkeklerin şeceresini bile sorduğunu neden bu işi yaptığını merak ettiklerini. onu bu duruma düşüren koşuları öğrenip, durumundan faydalandığı kadına acıyarak vicdan muhasebesini kapatır benim memleketimin erkeği. öyle duygusaldır yani!
neyse biz kadınlarınkinden bahsediyorduk. ancak geldiğimiz nokta itibariyle sorunun kadınlara özgü olmadığını fark etmişsinizdir.
yakın zamanda muhattap kaldığım sorulardan biri de "hiç tanımadığın biriyle yatmak nasıl bir duygu?" oldu. ablam sevgilisiyle kavga edip, kafasını dağıtmak ve avunmak için kendini benim kollarıma atınca tek seferliğine aklını kurcalamış olsa gerek bu soru.
suçlanacak, kötü niyetle sorulmuş değil ama özensiz bir soru. şöyle ki "hiç tanımadığın biri" burda aslında duygusal bir bağ kurmadığın kişi anlamına geliyor kolayca anlayabildiğiniz gibi. ve bu durumu açıklayabilmek için, daha önce "tanıdığım" yani duygusal bağ kurduğum birileriyle deneyimim olması gerekiyor ki makus talihim buna izin vermedi henüz.neyse alışılmış olan tarif edilemez. gecenin bir yarısı tüm libidomu kaybedip, efkar buhranlarına salan o soru ve bunun gibi bir yığın tuhaflıklar beni sevk etti bu siteme. evet yatak mahremdir, insanın bastırmışlıklarını dışavurup kendi olabildiği yegane yerdir. fakat orda özensizliğe absürdlüğe yer yoktur. zira en yetkin üreme organımız beyindir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder